trafik ekosisteminin en yalnız, en arafta kalmış canlısıdır. sağınızda solunuzda devasa araçlar, kamyonlar egzoz bağırttırırken siz o incecik iki tekerin üstünde dengede kalmaya çalışırsınız. araç mıyım, yaya mıyım varoluşsal krizini en derinden yaşadığınız yerdir o ışıklar. yaya geçidinden geçen teyzeler amcalar size tuhaf tuhaf bakar, arabaların içindeki şoförlerle anlamsız göz temasları kurulur.

yeşil yandığı an asıl stres başlar. arabalar fişek gibi fırlamaya hazır beklerken, siz o ilk pedala tüm gücünüzle asılıp hızlanmaya, arkadan korna yememek için tabiri caizse canınızı dişinize takmaya çalışırsınız. aslında kurallara harfiyen uyan masum köylüdür kendisi ama nedense trafikte hep fazlalıkmış gibi hissettirilir.