"hazır alacağıma kendim toplarım, hem daha ucuza gelir hem de her parçasını ben seçerim" yalanıyla başlayan, sonunda ise hazır bisikletin iki katı maliyetle biten o meşakkatli süreçtir. önce o hayalinizdeki kadroyu (belki bir s-works, belki bir bmc) aylarca internette kovalarsınız. kadro gelince iş bitmez; vites seti ayrı dert, uyumlu orta göbek bulmak ayrı dert, o gidon boğazının açısı ayrı derttir.
her parça kargoyla geldiğinde evde bir bayram havası eser ama kredi kartı ekstresi geldiğinde o hava cenazeye dönüşür. parçaları birleştirmeye başladığınızda mutlaka bir vida eksik çıkar veya bir parça diğerine uymaz. haftalarca o eksik parçayı beklersiniz. sonunda bisiklet biter, tartıya koyarsınız; beklediğinizden 200 gram ağır çıkar. "olsun, ben yaptım" gururuyla yola çıkarsınız ama aklınızda hep o "+1" formülü (yeni bir kadro mu baksam?) vardır. toplama bisiklet bir hobi değil, iyileşmesi zor bir hastalıktır.
her parça kargoyla geldiğinde evde bir bayram havası eser ama kredi kartı ekstresi geldiğinde o hava cenazeye dönüşür. parçaları birleştirmeye başladığınızda mutlaka bir vida eksik çıkar veya bir parça diğerine uymaz. haftalarca o eksik parçayı beklersiniz. sonunda bisiklet biter, tartıya koyarsınız; beklediğinizden 200 gram ağır çıkar. "olsun, ben yaptım" gururuyla yola çıkarsınız ama aklınızda hep o "+1" formülü (yeni bir kadro mu baksam?) vardır. toplama bisiklet bir hobi değil, iyileşmesi zor bir hastalıktır.