yıllardır pedallayan, her parçanın ağırlığını gramı gramına bilen, "o kadroya o jant olmuş mu kardeşim" diye yorum yapmadan duramayan, bisiklet dünyasının aristokrat görünümlü trolleridir. özellikle wordpress tabanlı bloglarda veya eski usul forumlarda pusuya yatmış beklerler. siz hevesle yeni aldığınız giriş seviyesi alüminyum bisikletinizin fotoğrafını paylaşırsınız, bu tayfa gelip "buna bu parayı vereceğine yurt dışından karbon kadro getirtip toplasaydın daha iyiydi, ağırlığı 10 kiloyu geçiyorsa binme daha iyi" diyerek hevesinizi kursağınızda bırakır.
aslında kötü niyetli değillerdir, sadece bisikleti bir ulaşım aracı değil bir mühendislik harikası olarak gördükleri için mükemmelliyetçidirler. her konuya "kadansın kaç senin?", "o lastik basıncıyla mı yola çıkıyorsun?" diye girerler. zamanla siz de onlardan biri olursunuz. bir bakmışsınız, yeni başlayan birine "o sele açısı yanlış, dizini sakatlarsın" diye nutuk çekiyorsunuz. bisikletçilik, bilgiyi paylaşırken karşıdakini hafifçe ezme sanatıdır aynı zamanda.
aslında kötü niyetli değillerdir, sadece bisikleti bir ulaşım aracı değil bir mühendislik harikası olarak gördükleri için mükemmelliyetçidirler. her konuya "kadansın kaç senin?", "o lastik basıncıyla mı yola çıkıyorsun?" diye girerler. zamanla siz de onlardan biri olursunuz. bir bakmışsınız, yeni başlayan birine "o sele açısı yanlış, dizini sakatlarsın" diye nutuk çekiyorsunuz. bisikletçilik, bilgiyi paylaşırken karşıdakini hafifçe ezme sanatıdır aynı zamanda.