karbon fiber ve elektronik vitesli dünyasına karşı açılmış en estetik savaş, zamanın paslanmaya kıyamadığı bir sanat eseridir. üzerine bindiğinizde sadece yola değil, sanki bisiklet kültürünün o tozlu ama asil tarihine doğru bir yolculuğa çıkarsınız. o incecik çelik boruların (genelde columbus veya reynolds) zarafeti, bugünün hantal ve kalın kadrolarına inat "ben buradayım" diye bağırır.
benim için klasik bisiklet, hızdan ziyade bir duruş ve aidiyet meselesidir. vites kollarının kadro üzerinde (down tube) olması, o vites geçişlerindeki mekanik tıkırtı ve deri selenin (brooklyns vs.) zamanla sizin vücudunuzun şeklini alması, makineyle aranızda kurulan en organik bağdır. o kromajlı maşanın güneş altındaki parıltısı, sadece yolu değil, sizin o anki ruh halinizi de aydınlatır.
bugün en pahalı karbon bisiklete binseniz bile, bir kafenin önüne bıraktığınızda kimse dönüp bakmazken, bakımlı bir klasik bisikletin etrafında hemen bir meraklı kitlesi toplanır. evet, yokuşlarda biraz daha ağırdır, belki frenleri bugünün hidrolik diskleri kadar keskin değildir ama o çeliğin yoldaki titreşimi emişindeki o yumuşaklık (comfort of steel) başka hiçbir materyalde yoktur. bazen kendimi sadece o kadro üzerindeki el işçiliği lugları (birleşim yerleri) incelerken ya da güneş batarken gölgesinin asfalta düşüşünü izlerken buluyorum.
benim için klasik bisiklet, hızdan ziyade bir duruş ve aidiyet meselesidir. vites kollarının kadro üzerinde (down tube) olması, o vites geçişlerindeki mekanik tıkırtı ve deri selenin (brooklyns vs.) zamanla sizin vücudunuzun şeklini alması, makineyle aranızda kurulan en organik bağdır. o kromajlı maşanın güneş altındaki parıltısı, sadece yolu değil, sizin o anki ruh halinizi de aydınlatır.
bugün en pahalı karbon bisiklete binseniz bile, bir kafenin önüne bıraktığınızda kimse dönüp bakmazken, bakımlı bir klasik bisikletin etrafında hemen bir meraklı kitlesi toplanır. evet, yokuşlarda biraz daha ağırdır, belki frenleri bugünün hidrolik diskleri kadar keskin değildir ama o çeliğin yoldaki titreşimi emişindeki o yumuşaklık (comfort of steel) başka hiçbir materyalde yoktur. bazen kendimi sadece o kadro üzerindeki el işçiliği lugları (birleşim yerleri) incelerken ya da güneş batarken gölgesinin asfalta düşüşünü izlerken buluyorum.